Hakkımda

Ben Musa APAYDIN, 14 Aralık 1950 Kars'ta doğdum. İlköğretimimi Sarıkamış Erenler ilkokulu ve Sivas Halil Rıfat Paşa ilkokulunda, ortaöğrenimimi Sivas Demir ortaokulunda, Lise eğitimimi Eskişehir Atatürk Lisesinde tamamladım. Ardından TCDD'de 1 sene memurluk ve sonra ETİ Bozüyük'te işe başladım. 1981 yılında Mihriban hanımla hayatlarımızı birleştirdik. 2 çocuğum var, büyük oğlum Eskişehir Bahçeşehir Lisesinde Edebiyat bölümü zümre başkanı, küçük oğlum ise Pamukkale Üniversitesi Tıp fakültesinden mezun oldu. Bilecik’in Osmaneli ilçesinde doktorluk yaptıktan sonra Kalp ve Damar cerrahisi uzmanlık eğitimi için Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde asistanlık yapmakta.

Sayfamı ziyaret edenler

11 Haziran 2026 Perşembe

FETÖ’den Sonra

 FETÖ’den Sonra 

Pusudaki Cemaatler

Kaya Ataberk

İleri Yayınları

Üçüncü Baskı 2024

191 sayfa

15 Temmuz 2016’dan sonra Türkiye FETÖ’den temizlendi, peki FETÖ’den  sonra ne olacak. Tarikatlar, cemaatler tehlikesi bitti mi? Aynı korkunç senaryo yeniden oynanmaya kalkabilir mi? 

Nakşibendiler, Nurcular, Menzil, İsmailağa, İskenderpaşa, Işıkcılar, Nesilciler, Kırkıncı Hocacılar, Aczmendiler ve Ataberk kitabına aldığı adını buraya almadığım onlarca tarikat ve  cemaat kuruluşlarını, liderlerini tarihlerini çok iyi bir araştırma yaparak kitabına almış.

FETÖ ‘nün geldiği “paralel devlet” aşaması tarihte örneği olmayan garip bir durumdu. Derin devlet değildi,  basit bir devlete sızma değildi. Devlet içinde iki kanadın kavgası değildi, ikili iktidar durumu değildi. Bu tümünden farklı    merkezi devlet yapısına paralel olarak oluşturulmuş yeni bir devlet örgütü gibi yapılanmaydı, 

Siyaset yapıyor ama asla siyaset elbisesi giymiyor. Dini kullanıyor ama asla dini elbise giymiyor. Devasa bir parasal ağa hükmediyor ama asla tüccar elbisesi giymiyor. İnanılmaz hiyerarşik bir  örgütlenmeyi gerçekleştiriyor ama örgüt elbisesi giymiyor. 

Bunlar sivil alanda değil kamusal alanda, bürokraside  örgütleniyor. Bu yapının o kadar etkin bir örgütlenmesi   var ki vatandaşların oyu ile iktidar olan partinin hükümeti değil ,  cemaatin  mensupları devleti yönetiyor. 

Tarikat ve cemaatlerle ilgili bilgi istiyorsan işte Kaya ATABERK’İn kitabı. 

İyi okumalar ve tarikatsız,  cemaatsiz çağdaş, laik, ulusal bir  Cumhuriyet dilerim.

Hak ettiğimiz gibi.

10 Haziran 2026 Eskişehir

Deniz Üstü Köpürür

 Deniz Üstü Köpürür

Emperyalizmin Hedefindeki Amiral

 Çağdaş Bayraktar

Kırmızıkedi Yayınevi

Birinci Basım Nisan 2026

371 sayfa

2010 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerine yapılan Feto darbesi ile ilgili Çağdaş  Bayraktar’ın kitabı. Emperyalizmin hedefindeki Amiral,  belgeler, günlükler ve tanıklarla Cem Aziz   Çakmak’ın sıra dışı yaşam öyküsünü anlatmış. Askeri hapishaneler olsun, Silivri olsun tutuklanan yüzlerce komutanlardan elliye yakını başlarından geçen ve koğuş arkadaşlarının olaylarını kaleme alıp kitaplaştırdılar.   Ben bu kitaplardan kırka yakınını okudum.  Bayraktar bu kitapların genellikle  Bahriye ile ilgili olanlarını harmanlamış ve çok güzel bir kitap ortaya çıkarmış. 

Fethullah Gülen’in oluşturduğu örgüt devletin laik yapısını yıkmak amacıyla kurulmuştur. 

Ocak 2009 da ABD’li komutanın “Türk Donanması ABD Donanmasına rakip haline geldi” sözü ve Ocak 2010 da “ Her şey hallolur amiral” sözü ve hemen devamında Taraf gazetesi tarafından hedef yapılmaları Şubat 2010 da gözaltı ve tutuklamalar. 

ABD Türkiyeyi dizayn etmek istiyordu. FETÖ, bu amaç için bizzat CIA tarafından yetiştirilmiş bir casus örgütüydü. 

 Çakmak Amiral yargılamalarında aslında Feto’nun cübbe giymiş müritlerini o yargılıyordu.  Bir duruşmada “ Beni buradan delil yetersizliği nedeni ile beraat ettirmeniz benim için yeterli değildir. Adellette tecelli etmeyecektir. Adalet ancak ve ancak bu belgeleri hazırlayan kişilerin bu koltuklarda oturmasıyla tecelli edecektir” demiştir. 

Haklarında karar açıklanmadan önce son sözleride şöyle;” Bizleri bir süre daha bu sahte davanın enkazında tutabilirsiniz. Ancak asıl soru bu davanın sonunda enkaz altında kimlerin kalacağıdır.” 

Kitabı  bazen kızgınlıkla bazen gözyaşları ile bitirdim. Hastal

ve Silivri   Çakmak’ı şairde yapmış kitabını şiirle bitirmiş, bende yazımı onun şiiri ile bitireyim. 

Ama sakın unutmayın geleceği

Karanlığa teslim etseniz de bu günleri

Sonsuz değildir iblisin bile geceleri

Yüreklerdeki özgürlük ateşi 

Yakacaktır hainleri ve korkarak sinenleri

Tarih o zaman yazacak direnenleri

  Bahriye’nin “ Kutup Yıldızı” Amiral  Cem Aziz Çakmak 4 Temmuz 2015 günü son yolculuğuna sevenleri tarafından uğurlandı.

İyi okumalar 

5 Haziran 2026

Eskişehir

30 Mayıs 2026 Cumartesi

Menzil’in Kasası

MENZİL’İN KASASI

İsmail ARI

Tekin Yayınları

Dokuzuncu baskı Eylül 2024

Yüzbir sayfa 

İsmail Arı  ülkemizde kanayan bir yaraya parmak basmış. Menzil Tarikatında uzun süre Şeyhlere yakın olmuş ve önemli görevlerde bulunmuş  adını o kişinin hayatı açısından ismini açıklamadığı o kişiden aldığı bilgileri kitaplaştırmış. 

AKP’nin iktidara gelmesinden bu yana tarikat ve cemaatlere olan yakınlığı onları koruyup kolladığı malum. 15 Temmuz kalkışmasından sonra oluşan boşluk Menzil tarafından fırsatı kaçırmayarak devreye girmiştir. Bürokraside   özellikle Sağlık  Bakanlığında yönetim kademelerine kadar müritlerini yerleştirmişler, kitapta bilhassa para konuları çok iyi işlenmiş,  öyle milyonlar değil milyarlarca liranın döndüğünü anlatmakta. 

 Bir soru üzerine o malum kişi bürokraside Menzil  mensubu   var mı? Sorusuna söyle    

cevap  verir. “ Diyanet İşleri   Başkanlığı’  nda ,  Cumhurbaşkanlığı’nda  Menzil mensubu   çok kişi var.  Bunların büyük kısmıda UÇUK , yani kafaları gidik.  Mesela   CB lığı koruma ekibinde de Sofiler var Şeyh deseki  şunu öldür, bunu yap , kafası uçuk olan yan. Şeyhe aşık olan denileni yapar ve hiç sorgulamaz. 

Gazeteci İsmail Arı, bu karanlık yapılanmanın kalbine yani paranın nereden gelip, kimler tarafından yönetildiğine odaklanarak yaptığı araştırmanın sonucunda  Menzil’in Kasasına ışık tutarak ger eklerin gün yüzüne çıkmasını sağlamış.

İyi okumalar 21 Mayıs 2026

ESKİŞEHİR



 






 














.



?

Diyalektik Araştırmalar

 Diyalektik Araştırmalar

Lucien Goldmann

Toplumsal Dönüşüm Yayınları

İkinci Baskı Temmuz 1998 İstanbul

Çeviri : Afşar Timuçin - Mehmet Sert

141 sayfa

Diyalektik Araştırmalar, Goldmann’ın felsefe, felsefe toplumbilimi ve edebiyat toplumbilimiyle ilgili  makalelerini  içeren kitabı beş bölümden meydana getirmiş ve felsefe ile  ilgili makaleleri ağır

 bastığı için gerçeği söylemek gerekirse bana bayağı ağır geldi.

Kitabın bölümleri şöyle; 

Diyalektik  Maddecilik Bir Felsefemidir?

Diyalektik  Maddecilik ve Felsefe Tarihi

Diyalektik  Maddecilik ve Edebiyat Tarihi

Şeyleşme

Yapıtın doğası 

Sizlere kitabın son bölümü den ve son paragrafını sayfama aktarayım. 

“Modern dünyanın en büyük düşünürlerinden  birinin ünlü sözünü biraz açarak şunu söyleyebiliriz: Akılcı olsun, deneyci olsun, filozoflar dünyayı yorumladıklarını sandılar ve dünyayı yorumlamakla yetinmek istediler ama ancak, akılcılığı ve deneycileri aşarak bütün insanlarla birlikte dünyayı değiştirmekte olduklarını anladıkları ölçüde eserlerinin gerçek yapısını tam olarak kavradılar”

İyi okumalar

24  MAYIS 2026

ESKİŞEHİR

17 Mayıs 2026 Pazar

Gönül Heybemden dökülenler

 


Gönül  Heybemden Dökülenler

Ayşe Sezgin

Son Adım Yayınları

Birinci basım Eylül 2025

127 Sayfa

İki taraflı memleketimin yazarı, otuz sene ekmeğini yediğim Bilecik ilinin Yenipazar İlçesi sakinlerinden ve halen Eskişehir’de yaşayan Ayşe  Sezgin’le yolumuz 2026 yılı Eskişehir Kitap Fuarında kesişti. Son kitabı olan “ Gönül Hebemden Dökülenler” i  imzalı olarak aldım. Sezgin yine beni şaşırttı. Kitap yaşanmışlıkları, şiirleri, genellikle pandemi döneminde Yenipazar Postası Gazetesine yazdığı köşe yazılarının harmanı. Bu üç yazı sitilini çok güzel harmanlanmış olarak okuyucuya sunmuş. Okunması çok kolay ve akıcı.  Helekş  aşk şiirleri çok güzel😄

Kitapta yukarıda dediğim gibi yazılanların içinden sizlere aldığım , sizinde beğeneceğinizi tahmin ettiğim, 

GÖNÜL KAZANINDA AŞÜRE TARİFİ

Özlem, umut ve sevgiden bolca alınarak bir süre sabırla ıslanır.

Sonra

Gönül kazanının içine aşk, muhabbet, iyi niyet katılarak hoşgörü bereketiyle uzun uzun kaynatılır.

Sonra

Üzerine tatlı dil, güler yaz, anlayış bolca serpilerek hiç soğumadan sıcak sıcak servis edilir.

Eşe, dosta, arkadaşa, konu komşuya ,  tanıdık tanımadık herkese bol bol, kepçe kepçe dağıtılır.

Zira bu aşure hiç bitmez.

Gönül imbiğinden geçmiş, emeğin, paylaşmanın güzelliğiyle sunulmuş her şeyin dağıtıldıkça çoğaldığı gibi bu aşure de bereketlenir, çoğalır, dolar taşar.

RABBİM GÖNÜL KAZANINIZDAKİ AŞUREYİ HİÇ EKSİLTMESİN.

 Böyle bitirmiş Ayşe Sezgin köşe yazısını 

İyi okumalar

16 Mayıs 2026

ESKİŞEHİR

13 Mayıs 2026 Çarşamba

Türkiye’nin Yakın Tarihi


 Türkiye’nin  Yakın Tarihi

İlber Ortaylı

Kronik Kitap

Ellidördüncü baskı Ekim 2025

255 sayfa

İl er Ortaylı’yı geçen ay yitirdik. Türkiye çok büyük bir değerini kaybetti. Öyle hatırladığıma göre geçen yıl Eskişehir’de bir konferansını dinlemek nasip oldu. 

Kitaba gelecek olursak 255 sayfayı beş bölüm halinde yazmış, bunlar 

I - Anayasa Tarihimiz

II- Yakın Tarihimiz Üzerine Notlar

III- Türkiye’nin Dış Politikası

IV- Tarihten Miras

V-  Eğitim Sistemimiz

Ben kitaptan YAKIN TARİHİMİZ ÜZERİNE NOTLAR bölümünden, benim de ilgi duyduğum bir konu üzerine Ortaylı’nın  görüşlerini anlatayım. 

Bu MÜBADELE aslında Türk - Yunan mübadelesi değildi. Peki neydi, Müslüman - Ortodoks mübadelesi idi.  Bu nedenle tek kelime Rumca bilmeyen Karamanlı Ortodoks Türk nufusuda Yunanistana gönderildi. Karamanlı Türkler Oğuzlardı, Ortodokslardı ancak Türklerdi . Türkçeleri bizim Türkçemizden de temizdi. Yunan Alfabesi ile Türkçe yazarlardı. Yunancayı hiç bilmezlerdi. 

 Bu topluluğun gitmesi ile Türkiye önemli bir grubunu kaybetti. 

Göndermek mecburiyetindeydik, çünkü Yunanistan ve büyük devletler grubu onlarına mübadeleye dahil etti.

İyi okumalar, Işıklar içinde yat Güzel İnsan İlber Ortaylı

12   Mayıs 2026

ESKİŞEHİR

28 Nisan 2026 Salı

DEMOKRASİ İÇİN MANİFESTO DİREN!



 DEMOKRASİ İÇİN MANİFESTO DİREN!

EMRE KONGAR 

Kırmızı Kedi Yayınevi

1.baskı

2017

103 sayfa

 Demokrasi bize tarih boyunca dayatılan sömürü düzenini meşrulaştıran baskı rejimi midir?Elbette hayır!

 Demokrasi ne değildir diye bir başlık açarsak

-Demokrasi,çoğunluk diktatörlüğü değildir.

-Demokrasi ülkeyi yönetenlerin sandıktan çıktık gerekçesine sığınarak anayasal denetimi ortadan kaldıracak eylemleri yapması değildir.

-Demokrasi iktidarın “Milli irade”kavramını saptırarak muhalefeti yok sayması demek değildir.

-Demokrasi,emperyalizmin kuklalarının halktan yetki aldık görüntüsü altında ülkeyi yönetmesi değildir.

-Demokrasi,ülke çıkarlarının emperyalistlerin çıkarları uğruna feda edilmesi değildir.

-Demokrasi yöneticilerin eşitsiz ve adaletsiz koşullarda yapılan seçimlerle belirlendiği seçim değildir.

-Demokrasi,anayasa mahkemesi,yargıtay,danıştay,yüksek seçim kurulu gibi yüksek yargı organlarının iktidarın bütün tasarruflarını denetlemediği bir rejim değildir.

-Demokrasi terör eylemlerinin yeşereceği ve egemen olacağı bir ortam değildir.

-Demokrasi etnik bölücülük değildir.

-Demokrasi kadınların ikinci vatandaş muamelesi görmesi,örtünmeye zorlanması,köleleştirilmesi demek değildir.

-Demokrasi,liderler oligarşisi değildir.

-Demokrasi,genel olarak yağmacılık değildir.

 Emre Kongar,bu yüz sayfalık kitabında başta mualefet ve ifade hak ve özgürlüğümüz olmak üzere,temel hak ve özgürlüklerimizi demokratik hak ve yöntemlerle barış içinde kullanmamız için direnmeye davet etmektedir.

İyi okumalar..

28.04.2026

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı




 İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı

İlber Ortaylı (Allah rahmet eylesin 13 Mart 2026)

Kronik Yayınevi

51.baskı

Ekim 2025

302 sayfa

 Ortaylı,Osmanlı İmparatorluğu’nun 1900 ile 1999 arası olan yüzyılını bu kitabında örneklerle,olaylarla,belgelerle anlatırken çevremizde bulunan ülkelere ve imparatorluklara değinmiştir.

 Bugün Türkiye’nin siyasal-sosyal kurumlarındaki sağlamlık ve zaafın bilinmesi son devir Osmanlı modernleşme tarihini iyi anlamakla mümkündür.19.yy bütün Osmanlı camiasının en hareketli,en sancılı,yorucu,uzun bir asrıdır;geleceği hazırlayan en önemli olaylar ve kurumlar bu asrın tarihini oluşturur.

 19.yy’da Osmanlı İmparatorluğu’nda modernleşme sürecini,siyasi,toplumsal ve kültürel değişiklikleri ele alan Ortaylı’nın başyapıtı olan bu kitap Arapça,Almanca,Yunanca gibi birçok dile çevrilmiştir.

 Uzun ve sancılı bir asır halen sürmektedir.Hüküm vermek tarihçi için zordur çünkü Tanzimat devri tarihi her şeye rağmen önemli bir dünya parçasının,bir geniş coğrafya üzerindeki kavimlerin tarihidir;kapanmış bir bilinç değildir,dramatik gelişmelerle halen yaşayan bir tarihtir.

İyi okumalar.. 

28.04.2026

19 Nisan 2026 Pazar

Akl-ı Kemal


AKL-I KEMAL 

İŞTE TÜRKİYE’NİN KURULUŞ REÇETESİ 

ATATÜRK’ÜN AKILLI PROJELERİ 

5.CİLT

SİNAN MEYDAN 

İNKILAP YAYINEVİ 

14.BASKI 

375 SAYFA 

Sinan Meydan’ın büyük bir zevkle okuduğum Akl-ı Kemal serisinin son cilti olan 5.ciltte de Sinan Meydan ezberleri bozmuştur.Her konuyu kapsayan eğitim için vatan sınırları içinde önemli merkezlerde modern kütüphaneler,bitki ve hayvanat bahçeleri,konservatuvarlar,atölyeler,müzeler ve güzel sanatlar sergileri kurulması için bu kadar kısa süre içerisinde sonuçların elde edilmesi için uğraşıları Meydan kitabında çok güzel anlatmış.

 Dünya’ya parmak ısırtan Cumhuriyet mucizeleri akıllı projelerin,akıllı projeler ise Akl-ı Kemal’in bir ürünüdür.Kitap altı bölüm halinde yazılmış,bunlar;

1-Yüzen Fuar Projesi(Karadeniz:Seyri Türkiye)

2-Musiki Sanat Projesi:Türkiye’de gecikmiş Rönesans,Atatürk’ün sanata verdiği önem

3-Çağdaş Üniversite Projesi:Atatürk’ün eğitim ve kültür ordusu,Misak-ı Maarif,Atatürk’ün eğitim devrimi 

4-Modern Ankara Projesi:Anadolu’nun ortasında modern bir kent yaratmak

5-Sağlık Projesi:Türk ulusunun amansız düşmanı:hastalıklar

6-İnsanlık Projesi:Emperyalizme karşı kurtuluş savaşı,geri kalmışlığa karşı uygarlık savaşı,yurtta barış dünyada barış ilkesi ile kitabını noktalayan Sinan Meydan 375 sayfanın arasına serpiştirdiği fotoğraflar ile kitabını daha okunur kılmıştır.

İyi okumalar..

09.04.2026

Eskişehir

16 Mart 2026 Pazartesi

Kur’an-ı Kerim Meali


 KUR’AN-I KERİM MEALİ 

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI 

Hazırlayanlar:Doç.Dr.Halil Altuntaş 

                        Dr.Muzaffer Şahin 

Baskı:Yenigün Matbaası 

10.baskı 

Ankara 2006

Bu yılki Kur-an okumamın konusu daha doğrusu almış olduğum konu aklın,mantığın,bilimin,düşünmenin,önemini işaret eden ayetleri derledim.

İşte Kur-an’da akla mantığa düşünmeye vurgu yapan ayetlerden kesitler..

‘’…Size ayetleri gösteriyor ki aklınızı işletebileseniz.’’(Bakara 73)

‘’…Bu yüzden akıllarını işletemez onlar.’’(Bakara 171)

‘’…Aklınızı işletmeyecek misiniz?’’(Bakara 76)

‘’…Aklınızı işletmeniz ümidiyle Allah ayetlerini işte size böyle açıklıyor.’’(Bakara 242)

‘’…Eğer sen ilimden nasibin sana geldikten sonra onların boş ve iğreti arzularına uyarsan,işte o zaman kesinlikle zalimlerden olursun…’’(Bakara 145)

‘’…Allah bunları bilgi sahibi bir topluluğa açıklar…’’(Bakara 230)

‘’…Hala aklınızı işletmeyecek misiniz?’’(Ali İmran 65)

‘’…Hala düşünmüyor musunuz?’’(En-Am 50)

‘’…İlim dışı bir şekilde insanları şaşırtmak için yalan düzüp Allah’a iftira edenlerden daha zalim kim olabilir?’’(En-Am 144)

‘’…Yemin olsun ki biz onlara ilme uygun bir biçimde fasıl fasıl detaylandırdığımız bir kitap gönderdik…’’(A’raf 52)

‘’…Düşünüp anlamıyorsunuz.’’(Yunus 3)

‘’…Hele bir de akıllarını kullanmıyorlarsa…’’(Yunus 42)

‘’…Allah pisliği,aklını kullanmayanların üzerine bırakır…’’(Yunus 100)

‘’…Hala düşünmüyor musunuz?’’(Hüd 30)

‘’…Hala aklınızı çalıştırmayacak mısınız?’’(Hüd 51)

‘’…Biz onu size aklınızı çalıştırasınız(anlayasınız)diye Arapça bir kitap olarak indirdik…’’(Yusuf 2)

‘’…Bütün bunlarda aklını çalıştıran bir topluluk için ibretler vardır.’’(Rad 4)

‘’…Sadece akıl ve gönlü işleyenler düşünüp ibret alır.’’(Rad 19)

‘’…Bütün bunlarda aklını çalıştıran bir topluluk için elbette ibretler vardır…’’(Nahl 12)


İyi okumalar..

15.03.2026

Şahmeran


 ŞAHMERAN

Öner Yağcı

Doğan Egmont Yayınevi 

3.baskı 

İstanbul 2016

126 sayfa 

 Önce Şahmeran’ın ne demek olduğu ile başlayalım.Farsça yılanların şahı demek.Şahmeran figürü bizim Güneydoğu Anadolu’da tüm evlerde ve iş yerlerinde resmi asılıdır.Kitabın konusuna gelecek olursak Camsap adı ile bir köylü köydeki diğer arkadaşları ile ormandan odun getirip satarak,geçimini sağlamaktadırlar.Bir gün ormanda toprağı tesadüfen kazıyınca büyük bir blok taş görür.O taşı arkadaşları ile birlikte zorlukla kaldırınca büyük bir taş deposunun içini bal ile dolu olduğunu görürler.Camsap depoya iner ve balı kaplara doldurarak arkadaşları ile şehirde satar.İş bitince kötü niyetli arkadaşları Camsap’ı bal deposunun içine kapatırlar.Camsap bir şekilde oradan bir yol bulur ve yeraltında güzel bir yere ulaşır.Orada karşılaştığı şey Şahmeran’dır.Şahmeran Camsap ile konuşmakta ve Camsap ondan öldürülmemesi için aman dilemektedir.Şahmeran öldürmez ama Dünya üzerine çıkmasına müsaade etmez.Şahmeran yüzlerce gün Camsap’a hikayeler anlatır ve onu oyalar.Sonunda Şahmeran,Camsap’ı dünyaya gönderir ama insanoğluna güvenilemeyeceğini de belirtir.Bu arada geçen olayları okuyucuya bırakıp,ülkenin kralı amansız bir hastalığa yakalanır.Veziri araştırmalar sonucu Şahmeran’ın etini yiyerek kurtulacağını söyler.Şahmeran bu olaylar gelişirken insanlığa büyük dersler verir.Kral kurtulur,Şahmeran ölür,vezir ölür,Camsap krala birinci vezir olur.


İyi okumalar..

15.03.2026

8 Mart 2026 Pazar

Paşam Nereye Kadar Çekileceğiz?


 PAŞAM NEREYE KADAR ÇEKİLECEĞİZ?

1.Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi Hatıraları

Mehmet Dürdali Karasan

Hazırlayan:Şeref Karabağ 

Türkiye İş Bankası Yayınları 3.basım Mart 2024

310 sayfa 

 Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı,Kasaba beldesinde doğdu.1914 yılında Kaş’ta rüştiye mektebini bitirdi.Darülmuallim mektebine gidebilmesi için yaşını üç yaş büyüttü.Henüz on dört yaşındayken 1315 yılında (15lilerle) askere alındı.İstanbul İhtiyat zabiti talimgahında aldığı kısa eğitim ardından 1916 yılında Suriye Filistin cephesine gönderilir.Cephede yaralanır,ingilizlerin eline esir düşer.Esaret sonucu evine kavuşur.1921 yılında İstiklal Harbi için tekrardan askere çağrılır.

 9 Eylül 1922’de İzmir’e giren ilk askerler arasındadır.3.kez askere alındığında ise yıl 1942’dir.

 Dürdali Karasan’ın 1918’de Filistin cephesindeyken 8.ordu komutanı Cevat Paşa’ya sorduğu ‘’Paşam nereye kadar çekileceğiz?’’sorusu bu anılara adını veriyor.

 İyi okumalar dilerim

 08.03.2026

21 Şubat 2026 Cumartesi

YA HEP BERABER YA HİÇ


 YA HEP BERABER YA HİÇ

ASLA VAZGEÇME

Mustafa BALBAY

Halk kitabevi

357 sayfa


2025 ve 2026 yılının CHP ile Türk yargısı arasında geçen operasyonlar konu alın ve ağırlıklı olarak CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu üzerinden yürütülen olayları anlattığı kitap dört bölüm halinde.


Birinci Bölüm: Operasyonlar

İkinci Bölüm: Silivri Direnişin Kalesi

Üçüncü Bölüm: Millet İradesine Sahip Çıkıyor

Dördüncü Bölüm: Başkanlar Yazıyor


Önsöz ile başlayan kitap Ekrem İmamoğlu’nun yol arkadaşlığı yazısı ile son bulurken aslında okur dört kitap okuduğunu düşünebilir.


Ben sizlere biraz dördüncü bölümden bahsedeyim. Başkanlar yazıyor. Bölümde 24 Başkan olaylarla ilgili, daha çok Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile ilgili görüşlerini kimi duygulu, kimi kızgın şekilde görüşlerini satırlara aktarıyor.


Bu bölümün sonunda Dilek İmamoğlu “Ekrem Tohumları Ekmiş” başlığı ile çok güzel bir yazı kaleme almış. Kitabın finali ise “Ekrem İmamoğlu’nun Yol Arkadaşlığı Tanımı” yazısı ile son bulmuş.


Ben satırlarımı Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın yazısından bir cümle olarak bitireyim.

“Haksız ve hukuksuz şekilde özgürlüğünden alıkonularak tutsak edilen bir kişi bile varsa, tüm ülke özgür değildir.”


İyi okumalar


21 Şubat 2026 ESKİŞEHİR


16 Şubat 2026 Pazartesi

Akl-ı Kemal


 Sinan MEYDAN

İnkılâp Kitabevi Baskı Tesisleri

Onaltıncı Baskı 2013


Sinan Meydan bu serinin dördüncü cildini yine büyük ustalıkla ve çapsız Atatürk düşmanlarının beyinlerine sokarcasına yazmış. Kitabı üç bölüme ayırmış. Her bir bölüm bağımsız bir projesini anlatıyor. Birinci proje Uçak Sanayi Projesi (Havacılık ve Uzay Öngörüsü). İkinci Projesi Dinde Öze Dönüş Projesi. Üçüncü Proje ise Tarih ve Dil Tezleri Projesi. Ben sizlere uçak Sanayi projesinden şu alıntı yapacağım. Bilindiği gibi Birinci Dünya Harbi 1914 - 1918 yılları arasında oldu. Osmanlı Devleti askeri uçak sanayi Avrupa’yla eşzamanlı olarak yönelmiş olsana kısa zamanda Avrupa’nın gerisinde kalmıştır. Savaşa İngiltere 84 uçakla başlamış savaş sonuna kadar 3500 uçak üretmiştir. İtalya savaşa 84 uçakla başlamış savaşın sonuna kadar 1754 uçağa ulaşmıştır. Fransa cephede 3600 uçak bulundurmuştur. Almanya savaşın başında 258 uçağa sahipken savaş müddetince 5000 uçağa ulaştı. Rusya 190 uçağa ek olarak Fransız lisansın ile uçak üretmiştir. Avusturya ya 70 uçakla savaşa başladığı ve süresince 5431 uçak üretmiştir. Belçika savaş başında 30 uçağa sahipken, savaş süresince 127 uçağa ulaşmıştır. Avrupa dışından savaşa giren ABD savaş sırasında 4846 bombardıman uçağı üretmiştir.


2025 yılı Türk sosyal medyasında bazı tipler “Millet Mercedes üretirken senin atan ne üretti” diyerek bir yerlerini yırtarcasına bağırıp yırtınıyor. 1800 yılının ilk çeyreğinde Sanayi Devrimini tamamlayan Avrupa o sırada bizim atalarımız cariyelerin omuzlarına mendil atmakla meşguldü.


İyi okumalar.

12 Şubat 2026 ESKİŞEHİR



26 Ocak 2026 Pazartesi

Öğretmen Benisa 3. kitap


Öğretmen Benisa

Huriye Saray 3. Kitap

Adanmış Aydınlık

Hazırlayan Yetkin Aröz

Üçüncü Baskı Kasım 2009

Broy Yayınları


Önceden da bahsettiğim gibi Ocak 2026 ayı “Öğretmen Benisa” ayı. Yirmi günde üç kitabı hani laf vardır, seller sular gibi okudum. Okuduğum sayfa sayısı 1200 dü. Bildiğiniz gibi kitap okumak benim için önemli olaylar içinde yer alır.


Öğretmen Benisa aslında Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü mezunu, ancak babasına verdiği söz üzerine kitaplarını Yetmiş yaşını geçtikten sonra kaleme alıyor. Üçüncü kitabı olan Adanmış Aydınlık kitabı öğretmenliği tekrar aldıktan sonra Bilecik’e atanıyor ve çocuğunun Baba’sının köyünde öğretmenliğe başlar. Sonra İzmir Bergama ilçesi oradan Eskişehir’e tayini olur. Bu üç ilde okulları, öğrencileri ve çevresi ile ilişkileri çok iyi bir Türkçe ile anlatılmakta. Yaşam başkalarına nimetlerini çokça sunarken Benisa’ya örselenmeyi, onurunu koruma mücadelesini sunuyor.


Eğitimci Yazar Huriye Saray, Anadolu kırsalında yaşanan birçok acı gerçeği değişik bir açıdan izleyerek buruk bir tatla kaleminin ucuna taşımıştır.

Konular ard arda sıralanınca okurun neredeyse kanı donacak, baştan başa aile dramı acımasızlık yumağı. Okur “Bu kadarı da olmaz” diyeceği bir anırromanı.


İYİ OKUMALAR.

23 Ocak 2026

ESKİŞEHİR




14 Ocak 2026 Çarşamba

Öğretmen Benisa 2. kitap

Öğretmen Berişa

Huriye Saraç

Sevgiyle Işır Yaşamak

Meta Basım Matbaacılık Hizmetleri

480 sayfa İzmir Nisan 2014


Huriye Saraç Yetmiş yaşından sonra kaleme aldığı anıromanı, Afyon, Emirdağ ilçesi Aslanköy’ünde başlıyor. Üvey analar elinde yedi kardeşle büyüyor. Çifteler Köy Enstitü’sünde soluklanıyor. Anadolu aydınlanmasının pırıltılarını alıyor. Sonrasında yoklukların akışında bozkırlara uzanıyor. Romantizmin yerini acının katmerleştiği gerçekliğe bırakıyor. İnsana “ bu kadar da olmaz” dedirten bir yaşam örgüsüne dolanıyor. Etkileyici bir anıroman. Dili son derece akıcı. Kimseden dilemeden, yaşamaya ne kadar tutunmuştur. Oğlunun Doğumundan sonra nasıl aç kaldığını üç kuruş para bile ne büyük sayıldığını üzüntü içinde okuyacaksınız. Bir sıcak ekmeği fırından alıp. Koparıp, koparıp yemek ne büyük mutlulukları olmuştur. ESKİŞEHİR


14 OCAK 2026



10 Ocak 2026 Cumartesi

Öğretmen Benisa

Öğretmen Benisa

Kayayı Delen Tohum

Huriye Saraç

Broy Yayınları üçüncü Baskı Kasım 2009

Hazırlayan Yetkin Aröz

367 sayfa


Afyon ili Emirdağ ilçesi Aslan Köyünde 1930 yıllarda doğmuş, anaları ölmüş beş kardeşten biri. Daha sonra iki kardeş daha katılınca yedi kardeşle büyümüş. 1940’lı yılların kırsalında ağanın beyin saltanat sürdüğü yıllar. Babası Berişa’yı Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü’ne gönderir. “Öğretmen Benisa” üç kitap halinde birinci kitap olan “Kayayı Delen Tohum” genel olarak aile içi ilişkileri yanı sıra genel olarak Enstitü yaşamını anlatır. Ben okulda geçen anılardan ziyade okul bitince öğrencilerin yaptığı yemini yazarsam okul olarak benim de satırlarımdan okul hakkında ki düşünceniz pekişir.




“4274 sayılı yasanın 14. maddesinin bana verdiği tüm görevleri hakkıyla tam ve eksiksiz yapmaya, okulumu ve çevresini her tanıyla her an temiz tutmaya, öğrencimi, köyümü ve köylümü temizliğe alıştırmaya, doğruluktan, dürüstlükten ve iyilikten hiçbir zaman ayrılmamaya öğrencilerimi ve komşularımı her zaman sevmeyen, korumaya ve onlara karşı özveride bulunmaya, köyümün topraklarını işleyip onu dünyanın en iyi vatan parçası durumuna getirmeye; köylülerimi bilmezlikten kurtarıp onları Cumhuriyet’e layık, dünyanın en ileri insanı düzeyine getirmeye; onları yükseltmeye, milli kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmaya çalışacağıma ant içiyorum, ant içiyorum, ant içiyorum”


Diye edilen yemin okulun vizyonunu ortaya koyuyor. Kitapta Benisa okulunu bitiriyor, köyüne atanıyor. Huriye Saraç’ın büyük ustalıkla kaleme aldığı anıroman yaşadığı acıların katkısıyla bir harmanıdır. İyi okumalar.


8 Ocak 2026 ESKİŞEHİR


Not: Birinci kitap emanetti üçüncü kitabı bulup aldım, basımı olmadığı için ikinci cildini bulamayınca Eskişehir İl Halk Kütüphanesinde buldum.