Hakkımda

Ben Musa APAYDIN, 14 Aralık 1950 Kars'ta doğdum. İlköğretimimi Sarıkamış Erenler ilkokulu ve Sivas Halil Rıfat Paşa ilkokulunda, ortaöğrenimimi Sivas Demir ortaokulunda, Lise eğitimimi Eskişehir Atatürk Lisesinde tamamladım. Ardından TCDD'de 1 sene memurluk ve sonra ETİ Bozüyük'te işe başladım. 1981 yılında Mihriban hanımla hayatlarımızı birleştirdik. 2 çocuğum var, büyük oğlum Eskişehir Bahçeşehir Lisesinde Edebiyat bölümü zümre başkanı, küçük oğlum ise Pamukkale Üniversitesi Tıp fakültesinden mezun oldu. Bilecik’in Osmaneli ilçesinde doktorluk yaptıktan sonra Kalp ve Damar cerrahisi uzmanlık eğitimi için Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde asistanlık yapmakta.

Sayfamı ziyaret edenler

11 Haziran 2026 Perşembe

FETÖ’den Sonra

 FETÖ’den Sonra 

Pusudaki Cemaatler

Kaya Ataberk

İleri Yayınları

Üçüncü Baskı 2024

191 sayfa

15 Temmuz 2016’dan sonra Türkiye FETÖ’den temizlendi, peki FETÖ’den  sonra ne olacak. Tarikatlar, cemaatler tehlikesi bitti mi? Aynı korkunç senaryo yeniden oynanmaya kalkabilir mi? 

Nakşibendiler, Nurcular, Menzil, İsmailağa, İskenderpaşa, Işıkcılar, Nesilciler, Kırkıncı Hocacılar, Aczmendiler ve Ataberk kitabına aldığı adını buraya almadığım onlarca tarikat ve  cemaat kuruluşlarını, liderlerini tarihlerini çok iyi bir araştırma yaparak kitabına almış.

FETÖ ‘nün geldiği “paralel devlet” aşaması tarihte örneği olmayan garip bir durumdu. Derin devlet değildi,  basit bir devlete sızma değildi. Devlet içinde iki kanadın kavgası değildi, ikili iktidar durumu değildi. Bu tümünden farklı    merkezi devlet yapısına paralel olarak oluşturulmuş yeni bir devlet örgütü gibi yapılanmaydı, 

Siyaset yapıyor ama asla siyaset elbisesi giymiyor. Dini kullanıyor ama asla dini elbise giymiyor. Devasa bir parasal ağa hükmediyor ama asla tüccar elbisesi giymiyor. İnanılmaz hiyerarşik bir  örgütlenmeyi gerçekleştiriyor ama örgüt elbisesi giymiyor. 

Bunlar sivil alanda değil kamusal alanda, bürokraside  örgütleniyor. Bu yapının o kadar etkin bir örgütlenmesi   var ki vatandaşların oyu ile iktidar olan partinin hükümeti değil ,  cemaatin  mensupları devleti yönetiyor. 

Tarikat ve cemaatlerle ilgili bilgi istiyorsan işte Kaya ATABERK’İn kitabı. 

İyi okumalar ve tarikatsız,  cemaatsiz çağdaş, laik, ulusal bir  Cumhuriyet dilerim.

Hak ettiğimiz gibi.

10 Haziran 2026 Eskişehir

Deniz Üstü Köpürür

 Deniz Üstü Köpürür

Emperyalizmin Hedefindeki Amiral

 Çağdaş Bayraktar

Kırmızıkedi Yayınevi

Birinci Basım Nisan 2026

371 sayfa

2010 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerine yapılan Feto darbesi ile ilgili Çağdaş  Bayraktar’ın kitabı. Emperyalizmin hedefindeki Amiral,  belgeler, günlükler ve tanıklarla Cem Aziz   Çakmak’ın sıra dışı yaşam öyküsünü anlatmış. Askeri hapishaneler olsun, Silivri olsun tutuklanan yüzlerce komutanlardan elliye yakını başlarından geçen ve koğuş arkadaşlarının olaylarını kaleme alıp kitaplaştırdılar.   Ben bu kitaplardan kırka yakınını okudum.  Bayraktar bu kitapların genellikle  Bahriye ile ilgili olanlarını harmanlamış ve çok güzel bir kitap ortaya çıkarmış. 

Fethullah Gülen’in oluşturduğu örgüt devletin laik yapısını yıkmak amacıyla kurulmuştur. 

Ocak 2009 da ABD’li komutanın “Türk Donanması ABD Donanmasına rakip haline geldi” sözü ve Ocak 2010 da “ Her şey hallolur amiral” sözü ve hemen devamında Taraf gazetesi tarafından hedef yapılmaları Şubat 2010 da gözaltı ve tutuklamalar. 

ABD Türkiyeyi dizayn etmek istiyordu. FETÖ, bu amaç için bizzat CIA tarafından yetiştirilmiş bir casus örgütüydü. 

 Çakmak Amiral yargılamalarında aslında Feto’nun cübbe giymiş müritlerini o yargılıyordu.  Bir duruşmada “ Beni buradan delil yetersizliği nedeni ile beraat ettirmeniz benim için yeterli değildir. Adellette tecelli etmeyecektir. Adalet ancak ve ancak bu belgeleri hazırlayan kişilerin bu koltuklarda oturmasıyla tecelli edecektir” demiştir. 

Haklarında karar açıklanmadan önce son sözleride şöyle;” Bizleri bir süre daha bu sahte davanın enkazında tutabilirsiniz. Ancak asıl soru bu davanın sonunda enkaz altında kimlerin kalacağıdır.” 

Kitabı  bazen kızgınlıkla bazen gözyaşları ile bitirdim. Hastal

ve Silivri   Çakmak’ı şairde yapmış kitabını şiirle bitirmiş, bende yazımı onun şiiri ile bitireyim. 

Ama sakın unutmayın geleceği

Karanlığa teslim etseniz de bu günleri

Sonsuz değildir iblisin bile geceleri

Yüreklerdeki özgürlük ateşi 

Yakacaktır hainleri ve korkarak sinenleri

Tarih o zaman yazacak direnenleri

  Bahriye’nin “ Kutup Yıldızı” Amiral  Cem Aziz Çakmak 4 Temmuz 2015 günü son yolculuğuna sevenleri tarafından uğurlandı.

İyi okumalar 

5 Haziran 2026

Eskişehir

30 Mayıs 2026 Cumartesi

Menzil’in Kasası

MENZİL’İN KASASI

İsmail ARI

Tekin Yayınları

Dokuzuncu baskı Eylül 2024

Yüzbir sayfa 

İsmail Arı  ülkemizde kanayan bir yaraya parmak basmış. Menzil Tarikatında uzun süre Şeyhlere yakın olmuş ve önemli görevlerde bulunmuş  adını o kişinin hayatı açısından ismini açıklamadığı o kişiden aldığı bilgileri kitaplaştırmış. 

AKP’nin iktidara gelmesinden bu yana tarikat ve cemaatlere olan yakınlığı onları koruyup kolladığı malum. 15 Temmuz kalkışmasından sonra oluşan boşluk Menzil tarafından fırsatı kaçırmayarak devreye girmiştir. Bürokraside   özellikle Sağlık  Bakanlığında yönetim kademelerine kadar müritlerini yerleştirmişler, kitapta bilhassa para konuları çok iyi işlenmiş,  öyle milyonlar değil milyarlarca liranın döndüğünü anlatmakta. 

 Bir soru üzerine o malum kişi bürokraside Menzil  mensubu   var mı? Sorusuna söyle    

cevap  verir. “ Diyanet İşleri   Başkanlığı’  nda ,  Cumhurbaşkanlığı’nda  Menzil mensubu   çok kişi var.  Bunların büyük kısmıda UÇUK , yani kafaları gidik.  Mesela   CB lığı koruma ekibinde de Sofiler var Şeyh deseki  şunu öldür, bunu yap , kafası uçuk olan yan. Şeyhe aşık olan denileni yapar ve hiç sorgulamaz. 

Gazeteci İsmail Arı, bu karanlık yapılanmanın kalbine yani paranın nereden gelip, kimler tarafından yönetildiğine odaklanarak yaptığı araştırmanın sonucunda  Menzil’in Kasasına ışık tutarak ger eklerin gün yüzüne çıkmasını sağlamış.

İyi okumalar 21 Mayıs 2026

ESKİŞEHİR



 






 














.



?

Diyalektik Araştırmalar

 Diyalektik Araştırmalar

Lucien Goldmann

Toplumsal Dönüşüm Yayınları

İkinci Baskı Temmuz 1998 İstanbul

Çeviri : Afşar Timuçin - Mehmet Sert

141 sayfa

Diyalektik Araştırmalar, Goldmann’ın felsefe, felsefe toplumbilimi ve edebiyat toplumbilimiyle ilgili  makalelerini  içeren kitabı beş bölümden meydana getirmiş ve felsefe ile  ilgili makaleleri ağır

 bastığı için gerçeği söylemek gerekirse bana bayağı ağır geldi.

Kitabın bölümleri şöyle; 

Diyalektik  Maddecilik Bir Felsefemidir?

Diyalektik  Maddecilik ve Felsefe Tarihi

Diyalektik  Maddecilik ve Edebiyat Tarihi

Şeyleşme

Yapıtın doğası 

Sizlere kitabın son bölümü den ve son paragrafını sayfama aktarayım. 

“Modern dünyanın en büyük düşünürlerinden  birinin ünlü sözünü biraz açarak şunu söyleyebiliriz: Akılcı olsun, deneyci olsun, filozoflar dünyayı yorumladıklarını sandılar ve dünyayı yorumlamakla yetinmek istediler ama ancak, akılcılığı ve deneycileri aşarak bütün insanlarla birlikte dünyayı değiştirmekte olduklarını anladıkları ölçüde eserlerinin gerçek yapısını tam olarak kavradılar”

İyi okumalar

24  MAYIS 2026

ESKİŞEHİR

17 Mayıs 2026 Pazar

Gönül Heybemden dökülenler

 


Gönül  Heybemden Dökülenler

Ayşe Sezgin

Son Adım Yayınları

Birinci basım Eylül 2025

127 Sayfa

İki taraflı memleketimin yazarı, otuz sene ekmeğini yediğim Bilecik ilinin Yenipazar İlçesi sakinlerinden ve halen Eskişehir’de yaşayan Ayşe  Sezgin’le yolumuz 2026 yılı Eskişehir Kitap Fuarında kesişti. Son kitabı olan “ Gönül Hebemden Dökülenler” i  imzalı olarak aldım. Sezgin yine beni şaşırttı. Kitap yaşanmışlıkları, şiirleri, genellikle pandemi döneminde Yenipazar Postası Gazetesine yazdığı köşe yazılarının harmanı. Bu üç yazı sitilini çok güzel harmanlanmış olarak okuyucuya sunmuş. Okunması çok kolay ve akıcı.  Helekş  aşk şiirleri çok güzel😄

Kitapta yukarıda dediğim gibi yazılanların içinden sizlere aldığım , sizinde beğeneceğinizi tahmin ettiğim, 

GÖNÜL KAZANINDA AŞÜRE TARİFİ

Özlem, umut ve sevgiden bolca alınarak bir süre sabırla ıslanır.

Sonra

Gönül kazanının içine aşk, muhabbet, iyi niyet katılarak hoşgörü bereketiyle uzun uzun kaynatılır.

Sonra

Üzerine tatlı dil, güler yaz, anlayış bolca serpilerek hiç soğumadan sıcak sıcak servis edilir.

Eşe, dosta, arkadaşa, konu komşuya ,  tanıdık tanımadık herkese bol bol, kepçe kepçe dağıtılır.

Zira bu aşure hiç bitmez.

Gönül imbiğinden geçmiş, emeğin, paylaşmanın güzelliğiyle sunulmuş her şeyin dağıtıldıkça çoğaldığı gibi bu aşure de bereketlenir, çoğalır, dolar taşar.

RABBİM GÖNÜL KAZANINIZDAKİ AŞUREYİ HİÇ EKSİLTMESİN.

 Böyle bitirmiş Ayşe Sezgin köşe yazısını 

İyi okumalar

16 Mayıs 2026

ESKİŞEHİR

13 Mayıs 2026 Çarşamba

Türkiye’nin Yakın Tarihi


 Türkiye’nin  Yakın Tarihi

İlber Ortaylı

Kronik Kitap

Ellidördüncü baskı Ekim 2025

255 sayfa

İl er Ortaylı’yı geçen ay yitirdik. Türkiye çok büyük bir değerini kaybetti. Öyle hatırladığıma göre geçen yıl Eskişehir’de bir konferansını dinlemek nasip oldu. 

Kitaba gelecek olursak 255 sayfayı beş bölüm halinde yazmış, bunlar 

I - Anayasa Tarihimiz

II- Yakın Tarihimiz Üzerine Notlar

III- Türkiye’nin Dış Politikası

IV- Tarihten Miras

V-  Eğitim Sistemimiz

Ben kitaptan YAKIN TARİHİMİZ ÜZERİNE NOTLAR bölümünden, benim de ilgi duyduğum bir konu üzerine Ortaylı’nın  görüşlerini anlatayım. 

Bu MÜBADELE aslında Türk - Yunan mübadelesi değildi. Peki neydi, Müslüman - Ortodoks mübadelesi idi.  Bu nedenle tek kelime Rumca bilmeyen Karamanlı Ortodoks Türk nufusuda Yunanistana gönderildi. Karamanlı Türkler Oğuzlardı, Ortodokslardı ancak Türklerdi . Türkçeleri bizim Türkçemizden de temizdi. Yunan Alfabesi ile Türkçe yazarlardı. Yunancayı hiç bilmezlerdi. 

 Bu topluluğun gitmesi ile Türkiye önemli bir grubunu kaybetti. 

Göndermek mecburiyetindeydik, çünkü Yunanistan ve büyük devletler grubu onlarına mübadeleye dahil etti.

İyi okumalar, Işıklar içinde yat Güzel İnsan İlber Ortaylı

12   Mayıs 2026

ESKİŞEHİR

28 Nisan 2026 Salı

DEMOKRASİ İÇİN MANİFESTO DİREN!



 DEMOKRASİ İÇİN MANİFESTO DİREN!

EMRE KONGAR 

Kırmızı Kedi Yayınevi

1.baskı

2017

103 sayfa

 Demokrasi bize tarih boyunca dayatılan sömürü düzenini meşrulaştıran baskı rejimi midir?Elbette hayır!

 Demokrasi ne değildir diye bir başlık açarsak

-Demokrasi,çoğunluk diktatörlüğü değildir.

-Demokrasi ülkeyi yönetenlerin sandıktan çıktık gerekçesine sığınarak anayasal denetimi ortadan kaldıracak eylemleri yapması değildir.

-Demokrasi iktidarın “Milli irade”kavramını saptırarak muhalefeti yok sayması demek değildir.

-Demokrasi,emperyalizmin kuklalarının halktan yetki aldık görüntüsü altında ülkeyi yönetmesi değildir.

-Demokrasi,ülke çıkarlarının emperyalistlerin çıkarları uğruna feda edilmesi değildir.

-Demokrasi yöneticilerin eşitsiz ve adaletsiz koşullarda yapılan seçimlerle belirlendiği seçim değildir.

-Demokrasi,anayasa mahkemesi,yargıtay,danıştay,yüksek seçim kurulu gibi yüksek yargı organlarının iktidarın bütün tasarruflarını denetlemediği bir rejim değildir.

-Demokrasi terör eylemlerinin yeşereceği ve egemen olacağı bir ortam değildir.

-Demokrasi etnik bölücülük değildir.

-Demokrasi kadınların ikinci vatandaş muamelesi görmesi,örtünmeye zorlanması,köleleştirilmesi demek değildir.

-Demokrasi,liderler oligarşisi değildir.

-Demokrasi,genel olarak yağmacılık değildir.

 Emre Kongar,bu yüz sayfalık kitabında başta mualefet ve ifade hak ve özgürlüğümüz olmak üzere,temel hak ve özgürlüklerimizi demokratik hak ve yöntemlerle barış içinde kullanmamız için direnmeye davet etmektedir.

İyi okumalar..

28.04.2026